Kurban Bayramı öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, ibadetlerin doğru bir şekilde yerine getirilmesi için önemli bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada kurbanlık hayvanların yaş kriterleri, ortaklık düzenlemeleri ve vekaletle kurban kesim süreçleri detaylandırıldı. Kurban olarak kesilecek hayvanların yaş sınırları şu şekilde belirlenmiştir: deve 5, sığır ve manda 2, koyun ve keçi ise 1 yaşını doldurmuş olmalıdır. Küçükbaş hayvanlar yalnızca bir kişi adına kesilebilirken, büyükbaş hayvanlar için bir kişi en fazla 7 kişiyle ortak olabilmektedir. Hissedarların tamamının ibadet niyeti taşıması gerektiği vurgulanırken, kurbanlık hayvanda gerekli yaşın tamamlanmış olması yeterli görülmektedir; hayvanın dişlerinin dökülmesi şartı aranmaz. Ayrıca, kesim sırasında hayvana iyi muamele yapılması gerektiği, stres yaratacak davranışlardan kaçınılması, hazırlıkların hayvanın gözleri önünde yapılmaması ve kesimin deneyimli kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Vekaletle kurban kesimi yapılacak organizasyonlarda dikkat edilmesi gerekenler arasında, kurumlara geniş yetkili vekalet verilmesi, hissedarların önceden belirlenmeden toplu kesim yapılmaması ve kesim ücretinin ayrı bir şekilde ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. “Kesimsiz kurban bağışı” olarak bilinen uygulamaların dini bir temeli bulunmamaktadır. Din İşleri Yüksek Kurulu, toplumda sıkça karşılaşılan yanlış inançları şu şekilde sıraladı: Büyükbaş hayvanların hissedar sayısının her zaman tek sayılı olması gerektiğine dair inanç yanlıştır. Dinimizde “kabir kurbanı” veya “ölü kurbanı” gibi bir kurban türü bulunmamaktadır. Kurban kanının nesnelere sürülmesi dini bir uygulama değildir. Kesim becerisine sahip kadınların da kurban kesimi yapabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, kurban etinin mutlaka yedi fakire dağıtılmasının zorunlu olmadığı, etin üçe bölünmesinin ise müstehap olduğu ifade edilecektir.
Uzman Psikolog Tuğçe Yıldırım, kurbanın manevi yönü anlatılırken çocukların psikolojisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. 12 yaş altındaki çocukların kesim anına tanık olmalarının potansiyel zararlarına dikkat çeken Yıldırım, bu durumu yaşayan çocukların gece korkuları, uyku bozuklukları ve olayın zihinde sürekli canlanması gibi kaygı tepkileri geliştirebileceğini ifade etti. Görsel hafızası güçlü olan çocukların bu tür sahnelerden dolayı iştahsızlık veya et yemeyi reddetme gibi fiziksel tepkiler gösterebileceği vurgulandı. Ebeveynlere önerilerde bulunan Yıldırım, çocuklara bayramı anlatırken “kesmek, öldürmek, can almak” gibi korkutucu ifadeler yerine “paylaşma, yardımlaşma ve ihtiyaç sahiplerine el uzatma” gibi güven verici kavramların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Çocukların bayramın sosyal ve onarıcı yönlerine dahil edilmesi, etlerin hazırlanması ve paylaşım süreçlerine katılımlarının sağlanmasının, onların empati gelişimini destekleyeceği ve bayramı olumlu duygularla ilişkilendirmelerine yardımcı olacağı ifade edildi.