Yabancı Yatırım Beklentileri: Gerçekçilikten Uzak Bir Yaklaşım
Yusuf Arslan
8 Mayıs 2026
Hükümetin Türkiye’ye zengin yatırımcılar çekmeyi hedefleyen vergi düzenlemeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda onaylanırken, bu konuda birçok tartışma ve eleştiri gündeme geldi. Ekonomistler, bu projeyi ne gerçekçi ne de uygulanabilir buluyor. Prof. Haluk Levent, Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarının değerli Türk Lirası ve yüksek faiz oranları sayesinde kısa bir süre için ‘carry trade’ için uygun bir ortam sağlamış olabileceğini, ancak zengin yatırımcıların yine de iktisadi olmayan güvence arayışında olacaklarını ifade ediyor. Levent, Körfez ülkelerinden çıkan servetin Türkiye’ye yönlendirilme amacının tehlikelerine dikkat çekerek, “Körfeze giden varlıklı bireyler için özel hukuki koşullar oluşturulmuştu. Örneğin, Neom projesi hayata geçmiş olsaydı Suudi Arabistan Anayasası’nın dışındaki bir yapı olacaktı. Dubai ve BAE benzeri adımlar attı. Türkiye’de böyle bir uygulama düşünülüyorsa, bu Anayasa’ya aykırı olur. ‘Zenginler için uluslararası tahkim geçerlidir’ gibi bir yasal çerçeve oluşturmak, daha çok sömürge ülkelerine uygun bir yaklaşım” diyor.
Prof. Hayri Kozanoğlu ise Dubai’nin yaşamının lüks işletmeler etrafında şekillendiğine ve bu ortamlarda çalışan iş gücünün çoğunluğunun düşük ücretle çalıştırılan, sosyal güvencesi olmayan bireyler olduğunu vurguluyor. Bu tür yerlerde, dış etkilerden izole edilmiş lüks yaşam alanları oluşturulduğunu belirten Kozanoğlu, Türkiye’nin bu yapıya uygun olmadığını ifade ediyor. Ayrıca, küresel zenginlere vergi muafiyeti sağlanmasının vergi adaletini zedeleyeceği ve yerel vergi motivasyonunu düşüreceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu sebeplerle, bu projenin ne gerçekçi ne de arzu edilir olduğunu dile getiriyor.
Dr. Murat Kubilay da Türkiye’nin, zengin yabancılar açısından yaşam kalitesi ve hukuksal güvenlik açısından ilk tercih olmadığını belirtirken, İstanbul veya Ege kıyılarında sınırlı bir ilgi olabileceğini, ancak bunun toplumsal maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kubilay, Türkiye’nin öncelikle kendi nitelikli insanlarının göç etmesini engellemesinin, kısa vadede alabileceği en önemli ve kolay önlem olduğunu ifade ediyor.
Yazar: Yusuf Arslan