Soner Yalçın’a yanıt yazı dizisiyle geldi: Erbakan’ın mirasçıları

Gazeteci Yazar Soner Yalçın ve Odatv İmtiyaz Sahibi Soner Yalçın, 23 Mart’ta yazdığı “Erbakan’ın mirasçıları” başlıklı yazısı Milli Gazete yazarı Reşat Nuri Erol değerlendirdi.

Erol, Soner Yalçın’ın yazısından esinlenerek bir yazı dizisi oluşturdu.

İLGİLİ HABER: Erbakan’ın mirasçıları

Reşat Nuri Erol şunları yazdı:

“Erbakan’ın mirasçıları” başlıklı yazı, Soner Yalçın tarafından 23 Mart 2023 Perşembe günü tam da bu seneki Kur’an Ayı Ramazan’ın birinci gününde yazıldı ve yarım yüzyıllık “Kur’an Nizamı” olan “Adil Düzen” çalışanları olarak bizim ilgi alanımıza girdi…

“Kur’an Nizamı açısından Millî Görüş Hareketi” yazılarıma bu vesileyle ara veriyor, “Adil Düzen açısından “Erbakan’ın mirasçıları” yazısı” yazılarını yazı-yorum…

Soner Yalçın 23 Mart 2023 tarihinde köşesinde “Adil Düzen”i de içeren, güncel siyaseti de ihtiva eden bir yazı kaleme aldı. Bu yazı üzerinden, derinlemesine yıllarca anlattığımız konuları ve güncel siyaseti de içeren bir yazı dizisi derlemiş olacağız…

Eski yazılarımızda defalarca ifade ettik, tekrar hatırlatalım: Bizde hiçbir yazı silinmez ve önemsiz değildir. Onun için önce Adil Düzen açısından söz konusu yazıyı değerlendirecek, bilahare Soner Yalçın’ın “Erbakan’ın mirasçıları” yazısını özellikle Adil Düzen’in aslında hangi alanlara dahi nüfuz ettiğini ifade etmiş olacağız, inşallah…

Adil Düzen’de bir metin üzerinde Adil Düzen çalışanları tarafından bir çalışma yapılırken herkes fikrini veya görüşünü ortaya koyar, yazılı ise bir araya gelir. Daha sonra her kişiye birer renk verilir. Kişiler diğerlerinin yazılarını silmeden, kendi şerhlerini veya ilave görüşlerini alt alta yazarlar. Böylece ortak olunması istenen metin ortaya çıkar. Bu metin herkesin mutabık kaldığı bir metin ise yani hiç ihtilaf yoksa; bu ittifaktır ve tek renk ile yazılır ve geçer. Lakin her insan fıtrat, düşünce, kavrama ve idrak seviyesi olarak ayrı yaratılmıştır, bu nedenle fikirler ve görüşler de tek olmaz. Sonuç olarak ortaya çıkan metin çoğunlukla rengarenk olur. Daha sonra ittifak edilen metinler ortak renge dönüşür. Daha sonra diğer uzlaşılamayan maddelerin üzerinde beraber tartışılır. İttifaklar artırıla artırıla uzlaşı metnine ulaşılır. Köşe yazısından sapmamak için metinlerin oluşumu ve karar çeşitlerine girmiyorum bile.

“Anayasa” aklınıza gelebilir. Meclis oturumları ve karar alma şekilleri aklınıza gelebilir. Encümenleri ve belediye meclislerini de düşünün. Basit ama zor konular, değil mi?

Bu nedenle bu yazı dizimizde bu usulü anlatarak başladık. Şimdi renklendiremesek dahi alıntı olarak yazacağız. Daha sonra da “Adil Düzen Ekonomisi” üzerinde de duracağız.

Adil Düzen açısından yazıdaki ilk konu üzerinde duralım.

“Erbakan’ın mirasçıları” yazısında Soner Yalçın diyor ki:

“Mehmet Şimşek’in, iktidarın ekonomi pratiğini desteklemediği için Erdoğan’ın teklifini reddettiği söyleniyor…”

KİMDİR MİRASÇILAR

Üst başlık ile alt tarafı bileştirip biraz derinlere inmek lazım. Kimdir Erbakan’ın mirasçıları; buradan kasıt kan bağı olmasa gerek, zira yazıdaki içerik bunun için yazılmamış. Konu da bu değil zaten. Erbakan’ın manevi mirası olsa gerektir diye düşünmek lazım. Hani bir söz vardı; “Hepimiz Erbakan’ın paltosundan çıkıp siyaset yaptık.” Bu sözden yola çıkarak siyaset yapanlar siyaset arenasında çalışmalarını sürdürmeye devam ediyorlar…

Diğer siyasi partilerde olmayan ama Prof. Dr. Necmettin Erbakan’da olan miras nedir? Bu konuya tekrar dönmeyi sonraki yazılara bırakarak bir virgül koyuyoruz…

Tekrar üzerinde duracağımız konuyu hatırlayalım: “Mehmet Şimşek’in, iktidarın ekonomi pratiğini desteklemediği için Erdoğan’ın teklifini reddettiği söyleniyor…”

“Erbakan’ın mirasçıları” yazısındaki giriş cümlesi çok özenli seçilip yazılmış.

İçeriden gelen kulis olsun veya olmasın. Mehmet Şimşek ve tweette belirttiği finans çevreleri mevcutta yürütülen ekonomik makro sistemden şikayetçi midir, yoksa ekonomi pratiğinden mi şikayetçiler; hangisi? Yani Merkez Bankası atama şekli, düşük faiz yüksek kur, hızlı çıkan kararlar ve dünyayı sömüren egemen ırkçı emperyalizme rağmen alındığını varsayacağımız kararları mı reddediyor; hangisi?

Bize göre asıl sorulması gereken soru ya da ana sorun şudur:

Recep Tayyip Erdoğan’ı Mehmet Şimşek ile görüşmeye mecbur eden ve göstere göstere medyanın önünde “RED” cevabı alınmasına giden yolu -ve Adil Düzen açısından çözümlerine değinerek- bu konuyu bir-iki yazıda açmak lazım. (Devamı var…)

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir