Yoksulluk, toplumların en acı gerçeklerinden biridir ve Halk Şairi Mahsuni Şerif’in bu konuya dair dile getirdiği dörtlükler, durumu en güzel şekilde özetlemektedir. Şairin sözleri, “Yoksulun sırtından doyan doyana, bunu gören yürek nasıl dayana” diyerek, toplumdaki adaletsizliği gözler önüne seriyor.
Dün yaşadığım bir olay, bu duyguları daha da derinleştirdi. Alışveriş yapmak üzere gittiğim manavda, yaşlı bir kadın, soğanın fiyatını sordu. Manavın “19.90 TL” diye yanıt vermesi üzerine, kadının sadece bir baş soğan almak istemesi ve “ne kadar” diye sorması beni derinden etkiledi. Manavın “2 TL” demesiyle kadının yüzündeki hayal kırıklığını görmek, toplumdaki yoksulluğun somut bir örneğiydi. Cebinde 2 TL dahi olmayan bu kadına yardım etme isteği içimde yankılanırken, onu rencide etme korkusuyla bir şey yapamamak, beni daha da düşündürdü.
Bu duruma neden olanlar kimlerdir? Biz bireyler olarak bu durumdan sorumlu değil miyiz? Toplumumuzda aç ve muhtaç insanlar varken, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözü ne anlam ifade ediyor? Bir tarım ülkesi olan Türkiye’de 1 kg soğanın 20 TL’ye dayanmasının gereği nedir? Soğan gibi temel gıda maddeleri, patates, domates, biber gibi ürünlerin fiyatları da her gün yükseliyor.
Elbette, maliyet artışları, mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki yükseliş bu durumu etkiliyor. Ancak asıl sorunun tarım üretiminin azalması olduğunu düşünüyorum. Çiftçilerin üretimden vazgeçmesi, tedarik zincirini etkiliyor ve bu da fiyatların artmasına neden oluyor. Bu durumda, çiftçilerin üretime teşvik edilmesi ve desteklenmesi hayati önem taşıyor. Ülkemizin bu zor durumdan bir an önce kurtulması gerekiyor. Aksi takdirde, ihtiyaç duyduğunuz ürünleri bulmakta zorlanabilirsiniz.
Sağlıkla kalın.